OĞUL EN BÜYÜK SIRRIN

OĞUL EN BÜYÜK SIRRIN.

Ey oğul seni sana anlatmayı ne kadar isterdim bir bilsen, hele düştüğüm duruma düşmemeni, benim yaptığım hataları yapmamanı, ne kadar isterdim. Bir bilsen, sana ulaşabilsem.  İnsanlar doğduklarında kalpleriyle etrafa bakar, sorgular ve karar verirler. Büyümeye başladıktan sonra mantık devreye girer, hele gençlik yıllarında herşeyi mantıkla çözersin.

Hani derdin ya baba kader denilen şey herkesin kendi elinde diye, bende dönüp sana  filozofun sözünü söylerdim. Yaşın küçük oğul,  şimdi kafanda kavak yelleri esiyor, bende senin yaşında iken öyle düşünürdüm. Yaşım ilerledikce şunu anladım ki insanların kaderi kendi elinde değil, gücün karşında kadere razı olurlar.

İklim koşulları, yaşadığın hastalıklar, sevmek, sevilmek  ve böyle sebebler seni sen olmakta cıkarır. Ne kadar aciz kaldığını anlarsın. Ben sabırla bekliyorum  kadere razı olmanı, hayatın şartlarına uyarak çalışmanı, hoş görülü olmanı ve insanları sevmeni.

Oğul seni hep sevdim, bir insanın kendisini geçmesini istediği insan evladıdır. Hep doğduğun anı hatırlıyorum ufacıktın, gözlerin yumuktu, şimdi kocamansın benim rızkımla, benim emeğimle büyüdün, bu dünyadaki en büyük eserim sen ve kardeşlerin. Bu eserin sanaatkarı ben değilim, yaradan yarattı.

Sen onun bize emanetisin oğul, sana baktıkca O`nun ilahi gücünü daha yakında görüyor ve O`na teslim oluyorum. Seni sen yapan ruhun, karakterin hepsi onun verdiği fitratla şekilleniyor, güzelleşiyor. Unutma oğul geçmişine köprü kuran, hayatın değerlerini veren her şeyinin şifresi o fitrattır. O`nada akıl sır ermez.

Kader denilen sırda işte ordadır.

Allahın bir kulu
Allahin1kulu@gmail.com