OĞUL MANEVİ SIRRIN

Oğul insanın maneviyatı iki koldur , birincisi iman, ikincisi inançtır.

İman,  rabbime olan borçtur, O’ nunla olan manevi bağımızdır. Kuralları,  anayasası ise Kuran-ı Kerim ve Peygamber (s.a.v) efendimizin sünneti, hadisleridir.  Müslümanları diğer insanlardan üstün kılan emir ve kurallardır. Manevi yolun, imanın şartları namaz kılmak, oruç  tutmak, zekat vermek, kelime-i şahadet getirmek ve hacca gitmektir.  İslamiyette men edilen büyük günahlardan kaçınıp, ibadetini yerine getirenler müslümandır, imanlı kuldur.

İkinci  kol inançtır, inanç imanda farklıdır. İlahi hüküme, mutlak olarak kalbini teslim etmektir. İnanç sabır,  şükür,  paylaşmakla olur. İnançlı  insanın diğer  insanlardan farklıdır, yeryüzünde yaşayan bütün insanlar O’ nun kuludur, ister O’ na inansın, inanmasın. Büyük günahlardan kacınıp, sabır, şükür ve paylaşmayı yapabilen insan, O`nun inançlı insan meclisinde yer alır.

Örneğin  bir öğrencinin öğrenci olabilmesi için çantası, kalemi, defteri v.s. olması gerekir. Bir insanın  da müslüman olabilmesi için  manevi imanının tam olması gerekir. Fakat bu öğrenci, bu eşyalarla not alamaz. Not için bazı şeyler gerekir.  Derslerdeki bilgi, ahlak gibi, çalışkan olması gibi. Bir insanda manevi inançla O`nun sevgisini kazanır. Müslümanlarda Peygamber (s.a.v) efendimizin şefaatını kazanır, diğer insanlarda farklı olarak.

Manevi imanın şartlarını yerine getirmek O`na kalbini ulaştırır, maneviyatın verdiği güzellikle yaşarsın. İnanç  yoğurdun mayasıdır. Yoğurda tat verir, inancın şartlarını yerine getirip, sınavlarını verirsen, hoş görülü olursun, yaptığın ibadetin de lezzetli olur. Duruşun farklı olur, kalbinde vesvese olmaz, mutlak güce teslim olursun, saf, sade ve yok olursun tevazudan. Bütün canlıları seversin O yarattı diye, hayatı beklersin O verecek diye, her şeyde O`nun huzurunu hissedersin, seni herşey etkiler kuzu melemesi, kuş sesi, sabah erken kalkarsın hayatı seyredersin insanların hareketini, hayatın başlangıcını, kıssaca her şeyde O`nun gücünü bulur ve görürsün. Çevrendeki insanlar doymaz açtır, susuzdur, hep arayış içindedir. İnançlı insan ona teslim olmuş, derin nefes alır onu hisseder, bir yudum su içer O`nu hisseder, bir lokma ekmek alır yer,  O`nu hisseder. Rabbim bana bu nimetleri nasib ettiğin için şükürler olsun. Etrafındaki insanlara bakar mutludur, çünkü Rabbine şükredecek çok şeyi vardır.

İnsanlara güler yüzle, hayat dolu gözle bakar, çünkü yaradan yarattı diye, tanıdıklarına selam verir, saygı duyar, yoluna devam eder, kalbindeki huzuru insanlarla paylaşarak. İnançlı insan yolda yürürken bazen tanımadığı kılık ve kıyafeti bazen aykırı, ama kalbinin sevdiği bir insanla karşılaşır, ona sevgiyle, kalple selam verir, oda kendisi gibi O`nun dostudur. Onun kalbide kendinin kalbi gibi Allah[c.c]‘ a yakındır. O`nun dostunu kimse tanıyamaz, kılığındanda kimse tanıyamazsın, çalışma koşullarında tanıyamazsın. Onları Rabbim toplumda saklar, gizleyerek yaşatır, insanların hizmetindedir. Bunları kendisinden başka kimse bilemez, çünkü kendiside aynı toplumda yaşıyor, kendiside yok olmuş, sade, basit bir hayatı var.

İnançlı insan yoluna devam ediyor, umutsuz kalplere umut olmak için, onların hayatına tesadüfen giripumut vererek. Rabbinin verdiği maneviyatı paylaşarak…

www.allahinbirkulu.com

www.haberdeguven.com/ogul-manevi-sirrin-makale,73.html