MEB, görme engellileri görmezden geliyor!

 

MEB, görme engellileri görmezden geliyor!

Nüfusumuzun %10’undan fazlasını oluşturan engellinin eğitimi ve istihdamı, yıllardır çözülemeyen bir problem olarak kalmıştır.

Yaklaşık 10 milyon engellinin problemlerinin çözümünde  2005 yılında çıkartılan özürlüler yasası bir milad olarak kabul edilmiştir. Ancak sonraki gelişmeler göstermiştir ki, bu verilen haklar parça parça alınarak, engelliler 2005’ten önceki durumlarına getirilmiştir.

Toplumun kültürel geleceğini düzenleyen milli eğitim bakanlığı, maalesef eğitim tarihine yakışmayacak bir adım atmaya hazırlanmaktadır. Yaşam standardı bakımından Avrupa Birliği standartlarını uygulamakta olan  ve gündeminde demokratik açılımları benimsemiş olan hükümetimizden,    Engellilerin haklarını artırma yolunda adımlar beklenirken, öğretmen atamalarına ilişkin yayınlanan yönetmelik taslağı, görme engelliyi âdeta başka bir tür olarak göstermekte ve bunu da açık açık yasalaştırmaktadır.

Ülkemizdeki tüm olumsuz şartlara ve   fırsat eşitliğinin bir türlü sağlanamamasına rağmen, Eğitim fakültesinin farklı bölümlerini okuyarak  başarıyla mezun olan görme engelli bireyler, bu günlerde diğer arkadaşları gibi atanma hayalleri kuramamaktadırlar. Bir yandan, engelliyi sosyal yaşamın içine dahil etme sözleri, diğer yandan engelliyi sırf engelinden dolayı dışlama planları, doğrusu bir biriyle hiç de uyuşmamaktadır. Çünkü  Milli Eğitim bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde hazırlamış olduğu ve eğitim sendikalarına görüş yazısı almak üzere gönderdiği öğretmenlerde atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde  yapılan değişiklikte eklenen 17. madde ile özürlülerin atamasında aranacak şartlar arasında   %50’nin altında görme engeli olan kişilerin atamasının yapılamayacağını ilgili maddesinde açık açık ifade etmiştir.

 

Yukarıda bahsedilen ilgili madde ve ifadeler aşağıda yer almaktadır:

Özürlülerin ataması

MADDE-17-(1) Bedensel özrü bulunanlardan öğretmen olarak atanacaklarda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartlar yanında aşağıda belirtilen özel şartlar aranır:

a) Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının yüzde kırk ve üzerinde ve atanacağı alanın öğretmenliğini yapabilecek durumda olduğunu 6/2/1998 tarihli ve 98/10746 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu belgelendirmek,

b) Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

c) Hayati önem taşıyan, uzun süreli tedaviyi gerektiren (kronik veya süreğen) gidişatı (progros) bakımından ilerleyici olan, doğrudan iklim koşullarından olumsuz etkilenen, kanser, verem, akıl hastalığı (psikozlar, ağır kişilik bozuklukları, nevrotik bozukluklar, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olanlar dahil), ilerleyici nörolojik hastalıklar, organ nakli gibi uzun süreli tedaviyi gerektiren bir hastalığı bulunmamak.

 (2) Görme engeli olan adaylardan;

  a)  Okul öncesi ve sınıf öğretmenliğine atanacaklarda; iki gözün toplam görme oranı en az 10/20 olmak, renk algılama bozukluğu bulunmamak, görme alanı bozukluğu olmamak,

b) Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı, Yabancı Dil, Matematik, Müzik, Resim, Rehber Öğretmen, Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği, Sosyal ve Fen Bilimleri alanlarına atanacaklarda; iki gözün toplam görme oranı 10/20’den az olmak ve görme alanı ve renk algılama bozukluğu olmamak.

Şuanda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli okullarında, yüzlerce görme engelli öğretmen çalışıyorken, eğitim fakültelerinde binlerce görme engelli öğrenci varken, bu tarz bir uygulamayı yasalaştırmaya çalışmak, zamanda geriye gitmekten başka bir şey değildir. Bizler, öğretmen adayları olarak, uygulanan sınavlarda fırsat eşitliğinin sağlanmasını, görevimiz esnasındaki pürüzlerin giderilmesini talep ederken, bu taslakla, en temel haklarımız arasında olan mesleğimiz, bir kalemde elimizden alınmaktadır. Kaldı ki, bu yönetmelik taslağı, engellilere ilişkin iç hukuk düzenlemelerinin uymak zorunda olduğu ve ülkemizin 29 Ekim 2009 tarihinde kabul ettiği  Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır. Görme engelli bireyler olarak, yönetmelik taslağında belirtilen görme derecelerini ve renk algısı, görme alanı gibi kriterleri kesinlikle kabul etmiyoruz ve kabul etmeyeceğiz.  Çağdaş eğitimin uygulandığı ülkemizde, başarı, kişinin engelinde değil, kendisini  yetiştirmesine bağlıdır.

Toplumumuzun  engelli bireyleri mevcut ve geliştirilebilir yeterlilikleriyle değerlendirmesi ve kabul etmesi gerekmektedir.

Toplumumuzun bir mercii olan Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim fakültelerinde öğrenimini sürdüren ya da diplomalarını almış engelli öğretmen adaylarının önüne, ötekileştirme ve önyargılar baz alınarak engel koymamalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yönetmelik taslağının detaylarını incelemeyen bazı basın kuruluşları, engellilere öğretmenlik yolunun açıldığına, Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan engellilerin muaf edildiklerine dair haberler yaparak, engellilere öğretmenlik müjdesi vermek gibi bir yanlışlığa düşmüşlerdir.Görme engelliye %50 görme şartı getiren 17. maddeden evvelki maddelerde, engellilere ek kontenjan açılacağı gibi ibarelerin olduğu doğrudur. Ancak, %50 görme ve renk algısı şartları getirildikten sonra, bu kontenjanın kimler tarafından kullanılacağı gerçekten bizim de merak ettiğimiz bir  durumdur.

Sonuç olarak, biz görme engelli öğretmen adayları, %50  görme şartının insan haklarına ve eşitliğe, milli eğitimin ruhuna aykırı olduğuna inanmaktayız. Bu taslağın yönetmelik olarak geçmesi durumunda, her tür yasal hakkımızı kullanarak mücadelemizi, haklarımızı  tekrar alana kadar sürdüreceğiz. Çünkü yıllardır öğretmen olma hayalleri kurmuş bireyler olarak, bizim, gören meslektaşlarımızdan hiçbir farkımızın olmadığına inanıyoruz.

Görme Engelli Öğrenciler Platformu Adına:

Emre Taşgın: (Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Öğrencisi)

Mehmet Kahramanoğulları: (Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Mezunu)

Müslüm Doğmuş: (Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği bölümü son sınıf öğrencisi)

Muharrem Ocal: (Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğrencisi)

Oğuzhan Gürel: (Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Görme Engelliler Sınıf Öğretmenliği Öğrencisi)

www.gormeengelli-ogrenciler.com

Bir cevap yazın