Kan Pıhtılaşma Hızı (PT/INR) Nedir? Nasıl Ölçülür?

Kullanılan ilaçların yan etkileri, kanser, diyabet, obezite, kalp yetmezliği gibi hastalıklar veya çeşitli travmalar vücutta kan pıhtılaşmasıyla ilgili problemlere neden olabilir. Bu problemlerin sonucunda ömür boyu oral antikoagülan ilaç tedavisi zorunlu hale gelebilir. Mobil tipte olan kan pıhtılaşma hızı (PT/INR) ölçerler sayesinde her yerde ve her zaman test yapılabilir ve ölçüm değerlerine göre hastanın alacağı ilacın dozajı belirlenebilir. Yapılan son çalışmalar, PT/INR ölçümlerinin sıkça ve düzenli şekilde yapılması gerektiğini göstermektedir. Bu sayede, hastanın güvenli aralıkta geçirdiği süreyi uzatmak, oluşabilecek komplikasyonların önüne geçmek ve kişinin sağlığı üzerindeki potansiyel riskleri en düşük seviyeye indirmek mümkün olmaktadır. Önceleri sadece hastanelerde veya laboratuvarlarda yapılabilen PT/INR testleri, yeni teknolojiler sayesinde artık hastaların kendisi tarafından evlerde yapılabilmektedir. Kan pıhtılaşma hızı (PT/INR) ölçer adı verilen bu cihazlar piyasada, kan pıhtılaşma ölçer, kan pıhtılaşma ölçüm cihazı, PT/INR ölçer, INR/PT ölçer veya kan pıhtılaşması ölçer olarak da bilinmektedir.

Kan Pıhtılaşması Nedir? Neden Önemlidir?

Yetişkin ve sağlıklı bir insanın vücudunda ortalama 4-6 litre arasında kan bulunur. Kan, sudan daha yoğun ve daha yapışkandır. Aralarındaki fark, kanın sudan 4-5 kat daha yavaş akmasına sebep olur. Sağlıklı insanlarda kanın akışkanlık özelliklerinin bu şekilde olması normaldir. Asıl sorun kanın normalden daha az veya daha çok yoğun olduğu durumlarda oluşur.

Kan, vücudun bazı yerlerinde kesik gibi deformasyonlar yaşanması durumunda damarlardan dışarı çıkar. Normal koşullarda damar içerisinde akışkan haldedir. Vücuttan dışarı çıktığında, aşırı kan kaybını önlemek için, havadaki oksijenle temas eder etmez pıhtılaşarak akışkan özelliğini yavaşça kaybetmeye başlar. Normalde pıhtılaşma, birdenbire tamamlanmaz, bir süreç içinde oluşur.

Normalin dışındaki hızda gerçekleşen pıhtılaşma durumunda kan, damardan çıkar çıkmaz pıhtılaşır ve katılaşır. Bu, istenen bir durum değildir. Pıhtılaşmanın bir süreç içinde oluşması gerekir. Vücudun dışında gelişen hızlı pıhtılaşma sorunu, kan daha damar içindeyken oluşmaya başlarsa çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kanın damar içinde aşırı yoğunlaşması damarlara zarar verirken, pıhtılaşması ölüme dahi neden olabilir.

Kanın damar içindeyken yoğunlaşması farklı birçok hastalığa da zemin hazırlayabilir. Örneğin, ileri seviye damar tıkanıklığına sebebiyet verebilir. Damar içindeki kan akışı çok fazla kısıtlanırsa öncelikle beyin olmak üzere, kalp ve diğer iç organlar olumsuz şekilde etkilenebilir. Bunun sonucunda kalp krizi, organ yetmezliği veya felç gibi sonuçlar da ortaya çıkabilir.

Kan, damar içinde olduğu sürece pıhtılaşmayla ilgili rahatsızlıklar net bir şekilde görülemeyebilir. Çoğunlukla, farklı hastalıkların ortaya çıkardığı sorunlar nedeniyle tespit edilebilmektedir. Bunun dışında eklem ağrıları, düzensiz nefes, burun kanamaları, kanayan diş etleri, ağır adet kanamaları, dışkı veya idrarda kanamalar ve görme kaybı da damarlardaki pıhtılaşmanın belirtileri olabilir. Ayrıca vücudun çeşitli yerlerinde cilt üzerinde kızarma ve morarma şeklinde kendini gösterebilir.

Belirtiler kendini gösterdiğinde hemen bir hekime danışılmalıdır. Hastadan istenen kan testinden sonra hastalığın derecesine göre ilaç tedavisine başlanır. Kan pıhtılaşması hızının ölçülmesi hastanedeki test cihazlarıyla yapılabilir. Gelişen teknolojiyle üretilen yeni cihazlar sayesinde evde de ölçüm yapmak mümkün hale gelmiştir.

PT/INR Testi Nedir?

Protrombin, kanın pıhtılaşmasındaki etkin olan faktördür. Bu faktörün görevini tam anlamıyla yapıp yapmadığını belirleyebilmek için PT (prothrombin time) testi gerekir. PT testi, koagülasyon (pıhtılaşma) hızı testidir. Diğer bir adı da PTZ testidir.

Kanama esnasında vücutta bir dizi biyolojik işlem gerçekleşir ve bunun sonucunda protrombin-trombin dönüşümü meydana gelir. Ortaya çıkan trombin fibrinojeni fibrine dönüştürür. Fibrin ise pıhtılaşmaya yani kanın yoğunlaşıp katılaşmasına neden olur. Kanın pıhtılaşmasına kadar geçen bu süre PT testi ile ölçülür.

Pıhtılaşmada görev alan faktörlerin çoğu karaciğerde üretilir. Bu nedenle PT testi, karaciğerin fonksiyonel gücünü ve rezervini gösteren en iyi testlerden birisidir. Karaciğerde oluşan rahatsızlıklarda kanın pıhtılaşamaması sorunu da ortaya çıkabilir ve bu durumda kanamaya olan eğilim artar.

PT testinin sonuçları diğer bir pıhtılaşma testi olan INR (International Normalized Ratio) değerleriyle karşılaştırılır. INR, “Uluslararası Düzeltme Oranı” veya “Uluslararası Normalize Edilmiş Oran” olarak da bilinir, sağlıklı kişilerin test değerleriyle ortaya çıkan oranlardır. Bu işlem nedeniyle testlerin genel adı PT/INR testi olarak bilinir. Test sonuçları, sağlıklı kişilerdeki ortalama değerler ile karşılaştırılır. Hekimler, bu ölçümlerin sonucunda ortaya çıkan parametreleri değerlendirerek ilaç dozunu ayarlayabilirler. PT testi, hastanelerin hematoloji laboratuvarlarında otomatik cihazlar aracılığı ile yapılmaktadır. Önemli kan tahlilleri arasındadır.

PT testi sonuçlarının düşüklüğü veya yüksekliği farklı sağlık sorunlarına neden olur. Özellikle test sonuçlarının yüksekliği, damar içinde pıhtılaşma riskinin artışını gösterdiği için daha tehlikelidir. Testin normal değerleri 10-14 saniye aralığıdır. Test sonucu 20 saniyenin üzerinde çıkarsa en kısa sürede hekime başvurulmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü’nde (WHO) görevli bir komite, kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde PT testi sonuçlarının INR’ye göre değerlendirilmesini geliştirmiş ve tavsiye etmiştir. INR, PT testindeki değerlerin belli bir orana göre karşılaştırılmasını ve kontrol edilmesini sağlar. Günümüzde birçok laboratuvar hem PT hem de INR değerlerini rapor etmektedir. Ancak, INR’nin kan sulandırıcı tedavi almayan hastalarda PT değerlendirilmesi amacıyla kullanılmaması gerektiğini savunan bir kesim de vardır.

PT/INR testinin sonuçlarını, alkollü içecek kullanımı, antibiyotik veya ağrı kesici gibi ilaçların kullanımı, stres, ateş, ishal veya kusma gibi genel durumdaki değişiklikler, beslenme şeklindeki değişimler, seyahat ve iklim değişiklikleri gibi faktörler etkileyebilmektedir.

Siroz, hepatit, vücutta K vitamini eksikliği, salisilat intoksikasyonu, safra kanalı tıkanıklıkları, kumadin tedavisi, yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC), masif kan transfüzyonu, herediter faktör eksikliği gibi durumlarda PT/INR testinin sonuçlarında yükselme görülebilir.

Kan Pıhtılaşma Hızı (PT/INR) Nasıl Ölçülür?

PT/INR ölçerler, oral antikoagülan tedavisi uygulanan hastaların kullandığı, laboratuvar sonuçları ile uyumlu sonuç veren, güvenilir kişisel ölçüm cihazlarıdır. Cihazlar, bir damla kan kullanarak bir dakika içinde sonuç verir. Hastalar cihazı, evde veya seyahatte rahatlıkla kullanabilir ve hedef değerlerin dışında çıkan sonuçlarını hekimlerine bildirebilirler. Cihaz ile yapılan takip, PT/INR stabilizasyonunu sağlayarak, oral antikoagülan ilaçların kullanımlarına bağlı olarak ortaya çıkabilen olası kanama veya pıhtı oluşumlarını azaltır ve hastaların yaşam kalitesini arttırır.

Bu cihazlardaki test tipleri saniye (PT), %Quick veya INR şeklinde seçilebilmektedir. Hangi test tipinin uygulanacağı ve bunların parametrelerinin ne olacağı konusunda ilgili hekimden bilgi alınması gerekir. Bunlar, hastaların kolayca ve tek başlarına kullanabilecekleri cihazlardır. Kullanım şekli bakımından kan şekeri (glikoz) ölçerlere benzemektedir ve özel test stripleriyle uygulanır. Test stribi öncelikle cihaza yerleştirilir ve delme kalemi ile parmak delinerek bir damla kan test stribine damlatılır. Bu sayede ölçüm başlar.

Evde INR ölçümü yapılmasının amacı, ani kan pıhtılaşmalarına hemen müdahale edilmesini sağlayabilmektir. Böylece oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmiş olur. Cihazlar 1-2 dakika için laboratuvar sonuçlarına eşdeğer doğrulukta test yapabilir. Ölçüm sonunda çıkan değere göre hastaya verilecek ilacın dozajı belirlenir.

PT/INR testleri düzenli olarak hastaneye giderek de yaptırılabilir. Ancak bazı hastalar bu testler için haftada 2-3 kere hastaneye gitmek zorunda kalmaktadır. Bu da maddi ve manevi bir yük oluşturmaktadır. Mobil tipte olan PT/INR ölçerler sayesinde her yerde ve her zaman test yapılabilir. Cihazlardaki hafıza özelliği sayesinde yapılan test sonuçları cihaz üzerinden görüntülenebilir.

Kaynaklar

http://www.thd.org.tr/thdData/Books/520/koagulasyon-testlerinin-klinikte-kullanimi.pdf

http://www.thd.org.tr/thd_halk/?sayfa=kkr

http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_20511/IMJ-1-42-En.pdf

http://dergipark.org.tr/en/download/article-file/676952

https://www.ombudsman.gov.tr/wp-content/uploads/2018/09/karar-2018-3387.pdf

http://file.tkd.org.tr/kilavuzlar/Coumadin_kilavuz.pdf