Bu icatlar hayatımızı değiştirecek

MIT’de öğrenim gören Pranav Mistry tarafından geliştirilen SixthSense (Altıncı His), kullanıcısının el hareketleriyle çalışan, sayısal bilgileri gerçek dünyadaki bilgilerle bir araya getiren giyilebilir bir cihaz. SixthSense, kendisinden önceki ‘artırılmış gerçeklik’ sistemlerinden farklı olarak, ucuz ve her yerde kolayca bulunabilecek donanımların bir araya gelmesinden oluşuyor: İnternet’e bağlanabilen bir cep telefonuna kablo aracılığıyla bağlanan bir LED projektör ve bir web kamerası.
SixthSense basit el hareketleriyle kontrol ediliyor. Örneğin, kullanıcı parmaklarını bir fotoğraf çerçevesi şeklinde bir araya getirince web kamerası devreye giriyor ve fotoğraf çekiyor. Çekilen fotoğraf, kameranın bağlı olduğu cep telefonunda saklanıyor. Kullanıcı parmağıyla havaya bir @ işareti çizerse, SixthSense bunun ‘e.postalarımı kontrol etmek istiyorum’ anlamına geldiğini biliyor ve cep telefonunda ilgili kısım otomatik olarak açılıyor. Sistem ayrıca nesneleri de tanıyabiliyor ve nesnelerle ilgili bilgileri arayıp bularak kullanıcısına sunuyor.
MALİYETİ 350 DOLAR
Örneğin, SixthSense’in kamerasına bir kitap gösterildiğinde, okurların kitapla ilgili yorumlarını, puanlarını İnternet’ten buluyor ve projektörü sayesinde kitabın kapağına, duvara ya da başka bir yüzeye yansıtabiliyor. Metinleri sesli olarak okuyan bir yazılım ve bir mavidiş (Bluetooth) kulaklık aracılığıyla bu bilgiler kullanıcıya iletilebiliyor. Mistry, SixthSense’i beş aydan daha kısa bir süre içinde geliştirdi ve telefon hariç yaklaşık 350 dolara mal etti. Şu anda SixthSense’in el hareketlerini tanıyabilmesi için, kullanıcının parmaklarına yara bandına benzeyen renkli bantlar takması gerekiyor. Mistry, bantlar olmadan, sistemin el hareketlerini direkt olarak tanıyabileceği bir algoritma üzerinde çalışıyor.Yılın genç mucitlerinden biri Türk
Geçtiğimiz hafta ‘Teşhisi cep telefonuna sokan Türk’ başlığıyla tanıttığımız Prof. Aydoğan Özcan,  ‘CelloPhone’ adlı projesiyle ünlü ABD üniversitesi MIT tarafından yayınlanan Technology Review’ın ‘2009 yılının Genç Mucitleri’ listesine girmeyi başardı 
Dünyanın en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından çıkartılan dergi, Prof. Özcan’ı ‘icatlarıyla dünyayı değiştiren 35 yaş altı 35 bilim adamı’ndan biri olarak tanıttı. ABD’de yaşayan Aydoğan Özcan ve ekibi tarafından geliştirilen CelloPhone, sıradan bir cep telefonunu ucuz ve kolay bir şekilde kapsamlı bir mikroskoba dönüştüren bir teknik. Cep telefonuna entegre edilerek çalışan CelloPhone, kan, idrar gibi vücut sıvılarında yer alan hücrelerin analiz edilmesini ve hastalıkların teşhisini sağlıyor.
CelloPhone sayesinde, lens kullanmadan, holografik yöntemlerle vücut sıvılarından alınan örnekteki hücre ve bakteriler görüntülenebiliyor. Kan, idrar ve benzeri tahlillerin laboratuvara gönderilmeden, hastanın bulunduğu sahada yapılmasına olanak tanıyan CelloPhone, temel bir eğitim sonrasında kolayca kullanılabiliyor.

SixthSense işte böyle çalışıyor
six1. Kamera: Web kamerası, kullanıcının el hareketlerini takip ediyor, nesnelerin fotoğraflarını çekiyor. Verileri cep telefonuna gönderiyor.
2. Renklİ bantlar: Kullanıcının parmaklarına taktığı kırmızı, sarı, yeşil ve mavi renkli bantlar sayesinde kamera el hareketlerini takip edebiliyor.
3. Projektör: Küçük LED projektör, cep telefonundan gelen bilgilerin duvara ya da başka bir yüzeye yansıtılmasını sağlıyor. Mistry, parlaklığı artırmak için lazer projektör kullanmayı planlıyor.
4. Cep telefonu: İnternet bağlantısı olan bir cep telefonu. Telefon, görsel algoritmalarını kullanarak video görüntülerini işliyor ve nesneleri tanıyor. Telefona yüklenen bir başka yazılım ise İnternet’te arama yapıyor.

robRobotlarIn ev, okul ya da hastanelerde tam anlamıyla insanlara yardımcı olarak kullanılabilmeleri için yeni beceriler öğrenebilmeleri gerekiyor. Georgia Institute of Technology’de etkileşimli bilişim alanında profesör olan 33 yaşındaki Andrea Thomaz, bu becerilerin robotlara kullanıcıları tarafından öğretebileceğine inanıyor. Thomaz, eğitmeninin sözlü talimatlarına jest ve farklı ifadelerle tepki vererek talimatları anlayıp anlamadığını belli eden robotlar yapmayı amaçlıyor. Bu amaçtan yola çıkarak, insanın öğrenme mekanizmasına dayanan bir makine öğrenme algoritması tasarlayan Thomaz’ın ürettiği iki robot Junior ve Simon, bazı duyguları yüzleriyle ifade edebilmenin yanı sıra nesneleri de elleriyle kavrayabiliyorlar. Formal öğretme kalıplarını bilmeyen kişilerin öğretici olarak görev aldığı deneylerde, robotlar bir kutuyu açmak ve kapamak gibi görevleri kısa süre içinde öğrenerek başarıyla yerine getirdiler. 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İnsanı taklit ederek öğrenen robotlar
 
 
 
yaziGörmeyenlerin gözü olan ücretsiz yazılım
Dünyada 38 milyondan fazla görme engelli insan bulunuyor. Görme engellilerin İnternet kullanabilmelerini sağlayan, ekrandaki metinleri sesli olarak okuyan ‘ekran okuyucu’ yazılımlar mevcut olsa da bu yazılımlar genellikle pahalı. Ayrıca, kütüphane, İnternet kafe gibi halka açık mekanlardaki bilgisayarlarda bu yazılımları bulmak da pek olası değil. Görme engellilerin e.posta okumak gibi İnternet’e ilişkin temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorluk çektiklerini fark eden Rochester Üniversitesi’nden Jeffrey Bigham, ücretsiz bir ekran okuyucu olan Web-Anywhere’i geliştirdi. Web-Anywhere, herhangi bir özel yazılıma ihtiyaç duymaksızın tüm işletim sistemlerinde ve tüm tarayıcılarda çalışabiliyor. Diğer ekran okuyucular metni kendi hafızalarındaki seslerle bir araya getirip seslendirirken, Web-Anywhere sesleri merkezi bir sunucudan alarak seslendiriyor.

‘Işığı durduran Türk’ de aynı listedeydi
MİT’İn her yıl yenilediği listeye iki sene önce bir başka genç Türk bilim adamı daha girmeyi başarmıştı. ‘Işığı durduran Türk’ olarak anılan Fatih Yanık, henüz 27 yaşındayken Technology Review 2007’nin Genç Mucitleri arasına girmişti. Yanık, daha önce eksi 270 derecede, gaz halindeki atomlara transfer edilerek hapsedilebilen ışığın, oda sıcaklığında ve çip teknolojisinde kullanılan mikro optik devrelerle durdurulmasını sağlamıştı. Genç mucit, ışığın bilgisayar çipi içinde durdurulabileceğini ve depolanıp geri çağrılabileceğini gösteren bu buluşuyla ABD’deki mucitler yarışmasında birincilik ödülü de kazanmıştı.

Akşam

Bir cevap yazın