Engelli devlet’ raporu

Devlet Denetleme Kurulu, engelli yaşamına yönelik rapor hazırladı. Devlet kurumlarını eleştiri yağmuruna tuttu.

Devlet Denetleme Kurulu, engelli yaşamına yönelik rapor hazırladı. Devlet kurumlarını eleştiri yağmuruna tuttu.

İşte rapordan çarpıcı satırbaşları:

DEVLET Denetleme Kurulunun (DDK) özürlülerle ilgili raporunda, konuyla ilgili çalışmaların, ‘’birçok durumda, ‘yapmış olmak için yapma’nın ötesine geçemediği, kurum binasının girişine tekerlekli sandalyeler için rampa gibi çok kolay bir fiziki düzenlemenin bile çoğu kurumda yıllardır yapılmadığı’’ belirtildi.

Özürlülüğün tarihsel süreci, Türkiye’deki kurumsal yapılanma ve yasal alt yapının anlatıldığı raporda, engellilik durumları ve derecelerine ilişkin tanımlar, bakım modelleri, engellilere yönelik eğitim kurumları yasal dayanakları ve uygulamalarıyla ele alındı.

Özürlülüğün, gelişmiş veya az gelişmiş toplumların ortak özelliği olduğu belirtilen raporda, ‘’Gelişmiş ülkelerde özürlülük oranı, gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelere göre daha az değildir’’ denildi.

Türkiye’de 2002 verilerine göre yaklaşık 8,4 milyon özürlü vatandaş bulunduğu ve bunun toplam nüfusa oranının yüzde 12,29 olduğu kaydedilen raporda, özürlülerin yalnızca yüzde 13,7’sinin mesleki eğitimden faydalanabildiği vurgulandı.

Medeniyet testi

Özürlü veya özürlü yakını dışındakilerin, özürlülük sorunuyla yüzleşmelerinin sadece özürlü birini gördükleri anla sınırlı olduğu değerlendirmesi yapılan raporda, özürlünün eğitim, sosyal hayata katılma, gelecek kaygısı gibi daha bir çok sorunla karşı karşıya kaldığı vurgulandı.

‘’Özürlülük bireyler ve devletler için medeniyet testi aracıdır. Özürlüye karşı ilgisizlik, küçümseme, dışlama, engelleme gibi sorunların nedeni büyük ölçüde bu farkında olmamadır’’ denilen raporda, özürlülüğe yaklaşımda başarılı toplumların, engellilere insani muameleyi gerçekleştirdikleri ve özürlünün yükünü en aza indirdikleri kaydedildi.

Türkiye’de son yıllarda özürlülükle ilgili önemli politikalar oluşturulduğuna ve yasal düzenlemeler yapıldığına işaret edilen raporda, özellikle 2005 yılından sonra ‘’yardım temelli’’ anlayıştan, ‘’hak temelli’’ anlayışa geçişin başladığının gözlendiği belirtildi.

Yıllardır yapılmıyor

Devlet bütçesinden özürlülere ayrılan paylarda önemli artışlar gerçekleştiğine ilişkin tespite de yer verilen raporda, şunlar kaydedildi:

‘’Bununla birlikte bakım, eğitim, istihdam, ulaşabilirlik gibi birçok konuda özürlülerin karşı karşıya olduğu çok ciddi sorunlar devam etmektedir. Bu sorunların bir kısmı, kurumların, personel ve ekipman olarak yeni politikalara cevap verebilecek donanıma sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak yeni politikaların hayata geçirilememesindeki asıl önemli sorun, kurum yöneticilerinin kendilerini yeni politikalarına uyarlamaları konusundaki isteksizlikleridir. Yöneticiler, mevzuattaki bazı boşluklardan da yararlanarak, özürlülük alanında kendilerine yüklenilen sorumlulukları yerine getirmemektedirler.

Yapılan çalışmalar, birçok durumda, ‘yapmış olmak için yapma’nın ötesine geçememektedir. Kurum binasının girişine tekerlekli sandalyeler için rampa gibi çok kolay bir fiziki düzenlemenin bile çoğu kurumda yıllardır yapılmamış olması bunun en basit göstergesidir. Özürlülerin haklarının korunması ve kendilerine insanca yaşayabilme imkanlarının sağlanması konusundaki ihmallerin temelinde, toplumsal farkındalık zafiyeti yatmaktadır.’’

Devlet itibarı zedeleniyor

Devlet Denetleme Kurulu’nca (DDK) özürlülere ilişkin hazırlanan raporda, bazı bakım merkezlerinde çeşitli nedenlerle yaşanan sorunların ‘’devlet itibarını zedeleyecek şekilde kamuoyuna yansıdığı’’ ifade edilerek, ‘’Bu olumsuzluklar, özürlü bireylere zarar vermenin yanında, Türkiye’yi uluslararası alanda zor duruma düşürmeye çalışan bazı girişimlere malzeme yapılabilmektedir’’ denildi.

Bir cevap yazın